Acil Servislerde Acil Çözüm Beklentisi
Her TeldenTayfur Göçmenoğlu8 Ekim 2026, 18:37Türkiye’de uzun zamandan beri ciddi bir sağlık reformu yapılmadığı için kamu olsun, özel olsun tüm hastanelerde sunulan hizmetlerle ilgili yakınmalar hep devam edecektir.
Bu hizmetler arasında hastanelerdeki acil servislerin özel bir yeri vardır. Acil servisler, poliklinik hekimine ulaşamayanların en çok baş vurdukları çaredir ve aslında ortaya çıkan çaresizlik, acilen çözüm beklemektedir.
Buraya normal klinik hizmeti için başvuranlar, gerçek ihtiyaç sahiplerinin beklentilerini de olumsuz etkilemekte, görevli hekimler, bir gün içinde binlerce kişiyle ilgilenmek zorunda bırakılmaktadır.
Kamu hastaneleri için geçerli olan bu tablonun bir müsebbibi de özel hastanelerdir. Çoğunda acil servis olmayan bu hastanelerde acil servisi olanlardan daha başvuru sırasında bir ücret alınmakta ve acillik mefhumu rafa kaldırılmaktadır. Sadece trafik kazası, kalp krizi ve yaralanma gibi vakalar için bu ücretin alınmaması söz konusu olsa da çoğu kere ayırım yapmakta hatalar yaşanmakta ve vatandaş mağdur edilmektedir.
SGK, şimdilerde başlayan bir uygulama ile aile hekimine görünen ya da acile başvuran vatandaştan , önceki örnekler hariç 90 lira kesmektedir. Uzun yıllar acil servislerde çalışan bir hekim arkadaşım, ‘Vatandaştan burada 90 yerine 200 lira alınması halinde kalabalıkların yeniden kliniklere yönelebileceğini savundu. Ama polikliniklerde yeterli sayıda hekim görevlendirmek şartı ile.
Bu, bugün için mümkün görünmüyor. Çünkü sıkıntı, hekime ulaşmada yaşanan zorluktan kaynaklanıyor.
Bir de kamu hastanelerinin neredeyse tamamının uğraşmak istemedikleri hastalarını Şehir hastanelerine yönlendirmesi konusu var. Bu soruna ek olarak, yakında Tepecik, Yeşilyurt ve Alsancak Devlet Hastanelerini’nin depreme dayanıklılık riskleri nedeniyle yıkılacakları gerçeği sağlık alanında reform beklentisini daha da önemli hale getiriyor.
Tayfur Göçmenoğlu
AKRAN ZORBALIĞI TAM GAZ
Okullarda ne zamandır bir ‘Akran zorbalığı’ yaşanıyor. Çocuklar birbirlerini taciz ediyor, bir diğerine saldırıyor, bıçaklıyor ve bazen de cana kıyıyorlar.
Palyatif tedbirler akran zorbalığını önleyemiyor. Çoğu eğitimsiz rehber öğretmenler, bu konunun sorumlusu oldukları halde yeterli gelmiyorlar.
Zorbalık olayında ‘Arkası olan aile’ diye bir kavram da yaşanıyor ve bu kavramın da sorunun çözülememesinde etkisi büyük.
Devlet her okula bir polis verecek güçte değil. Şikayetler askıya alınıyor. Arkası olan ailenin dediği oluyor ve akran zorbalığı tam gaz gidiyor.

